BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Anasayfa / Basın Açıklamaları / TRT Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk

TRT Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk

TRT Yönetimi, “Çevreyi Kirletme” pahasına “Kârı” seçti; 321 bin lira için, 6131 adet 1. derecede tehlikeli atığı, asıl işi mezar taşı yapmak olan şirkete sattı.
Berilyum, Toryum, Cıva gibi çok tehlikeli elementler içeren elektron tüplerin 1. derecede tehlikeli atık kapsamında olduğu, ihaleyi kazanan şirkete bildirilmedi.
Elektron tüplerin içindeki değerli madenleri ayrıştırarak kar etmeyi hedefleyen şirketin, bu işlemi nerede, nasıl ve hangi koşullar altında gerçekleştirdiği ise bilinmiyor.
Sendikamız, bu süreçte, insan sağlığının tehlikeye atıldığı, çevrenin kirletildiği ve suç işlendigi gerekçesiyle TRT Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ayrıca, sorumlular hakkında idari yaptırım kararı uygulanması için Çevre ve Orman Bakanlığına başvurdu.

Basın Açıklaması Metni:

BASINA VE KAMUOYUNA

 

HA MUTFAK TÜPÜ HA ELEKTRON TÜP!

 

 

Başbakan, Japonya’daki nükleer faciayı mutfak tüpü patlamasına benzete dursun; TRT Yönetim Kurulu’nun, içinde radyoaktif madde özelliğindeki elementlerin bulunduğu elektron tüpleri, mutfak tüpü niyetine sattığı ortaya çıktı!

 

Ø  TRT Yönetimi, “Çevreyi Kirletme” pahasına “Kârı” seçti; 321 bin lira için, 6131 adet 1. derecede tehlikeli atığı, asıl işi mezar taşı yapmak olan şirkete sattı.

Ø  Berilyum, Toryum, Cıva gibi çok tehlikeli elementler içeren elektron tüplerin 1. derecede tehlikeli atık kapsamında olduğu, ihaleyi kazanan şirkete bildirilmedi.

Ø  Elektron tüplerin içindeki değerli madenleri ayrıştırarak kar etmeyi hedefleyen şirketin, bu işlemi nerede, nasıl ve hangi koşullar altında gerçekleştirdiği ise bilinmiyor.

Ø  Sendikamız, bu süreçte, insan sağlığının tehlikeye atıldığı, çevrenin kirletildiği ve suç işlendigi gerekçesiyle TRT Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ayrıca, sorumlular hakkında idari yaptırım kararı uygulanması için Çevre ve Orman Bakanlığına başvurdu.

TRT, hurda depolarında bulunan muhtelif marka arızalı veya emisyonu düşük 6131 adet elektron tüpün elden çıkarılması için 04.03.2009 tarih ve 2009/84 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile ihaleye çıktı.

6.10.2009 tarihinde yapılan ihale ile elektron tüpler, 1. derecede tehlikeli atık madde sınıfına giren atıkların bertaraf etme yetkisi yani lisansı bulunmayan ve asıl işi mezar taşı yapmak olan AKMERMER İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Sti.ne, KDV hariç 321 bin lira karşılığında satıldı.

İhale için sadece idari şartname hazırlandı. Ancak AB çevre normlarına göre de 1. derecede tehlikeli atık madde olarak kabul edilen elektron tüplerinin hangi vasıftaki firmalara satılacağı, satış sonrasında ne gibi işlemlerin uygulanacağı konularına açıklık getirecek bir teknik şartname hazırlanmadı.

İçindeki değerli madenleri ayrıştırarak kar etmeyi hedefleyen şirketin, 6131 adet elektron tüpü nerede, nasıl ve hangi koşullar altında işleme tabi tuttuğu, bu işlem esnasında ortaya çıkan (radyoaktif madde özelliği bulunan) tehlikeli atıkları ne yaptığı ve işlemi gerçekleştirenlerin sağlık durumlarının nasıl olduğu hakkında herhangi bir bilgi yok.

Olayın ortaya çıkmasından sonra Sendikamız TMMOB’ye başvurarak, satılan elektron tüplerin tehlikeli atık olup olmadığı ve bertaraf/imha edilmesi süreci hakkında bilgi istedi.

TMMOB tarafından Sendikamıza gönderilen 19 Ekim 2010 tarih ve 1715 sayılı teknik rapor şöyle;

TMMOB 41. Dönem Yönetim Kurulu’nun aldığı karar gereği, TRT tarafından ihale yoluyla hurdacıya satılan ve atık madde statüsünde olduğu, bu nedenle de imhasının bu çerçevede yapılması gerektiği belirtilen elektron tüpleri ile ilgili olarak Çevre, Elektrik, Fizik, Kimya ve Metalürji Mühendisleri Odalarımızın temsilcilerinden oluşturulan komisyon tarafından yapılan teknik inceleme sonucu, söz konusu elektron tüplerinin satış ihalesi ile ilgili olarak;

   Satış ihalesi konusu malzemenin “tehlikeli atık” niteliğinde olduğu, bu niteliğin kurum tarafından bilindiği TRT Vericiler Daire Başkanı tarafından Bölge Müdürlüklerine gönderilen 5 Mart 2002 tarihli yazıdan açıkça anlaşıldığı,

   TRT’nin ihale yoluyla satılan ve kendileri tarafından hurda olarak değerlendirilen elektron tüplerinin, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görüş verilen işleme tesislerine ya da bu atıkları alabilecek tehlikeli atık lisanslı geri kazanım ve/veya bertaraf tesislerine vermesi gerektiği, sonucuna ulaşılmıştır”

 Kimya Mühendisleri Odası adına konuya ilişkin düzenlenen rapor da şöyle;

A.B. çevre normlarına göre de 1. derecede tehlikeli atık madde olarak kabul edilen elektron tüpleri, kullanım amaçlarına uygun olarak üretimlerinde, hem insan sağlığı, hem de ekolojik açıdan çok ciddi riskler taşıyan Toryum, Baryum, Cıva gibi kimyasal maddeler kullanılarak imal edilmiş çok özel amaçlı tüpler olduğundan içerisinde çok özel malzemeler kullanılmıştır.

Toryum, radyoaktif madde(1) özelliği olan bir element olup, söz konusu tüplerde Toryum+Tungsten kombinasyonunda kullanılmıştır. Bir kaza durumunda kırılmaları sonucunda kesiklere bağlı yaralanmaların dışında bu tip elektron tüplerinin az da olsa radyoaktif kalıntı bırakıp bırakmayacağı flaman üstündeki toryum kaplamasına bağlı olarak değişecektir. Kaplamanın kalınlığı hakkında bize ulaştırılan dokümanlardan yeterli bilgi edinmek mümkün olmamıştır.

Berilyum, Toryuma göre çok daha tehlikeli ve yüksek riske sahip bir elementtir, metalik berilyum insanlığın bildiği en zehirli maddelerden bir tanesidir. Keza berilyum bileşikleri de gerek canlılar gerekse ekosistem için tehlikeli ve zehirli etkileri olan kimyasallardır.

Berilyumun canlılarda yarattığı en büyük tahribat “Beril Hastalığı” olarak tabir edilen akciğer hastalığıdır.

Berilyum ve bileşikleri kanserojen etki gösterebilen kimyasallardır ve vücuttaki toplanma bölgesi temel olarak üst solunum yolu ve ciğerlerdir. Bunun yanında berilyuma maruz kalmış kişilerde göğüs ve eklem ağrıları sık olarak görülür.

Sebep olduğu hastalıkların belirtisi birkaç haftada çıkabileceği gibi birkaç on yıl içinde de çıkabilir.

Katı halde iken zararsız olmasına rağmen, kaza halinde tüplerin kırılmasıyla birlikte kolaylıkla toz haline gelebilir. Bu durumda Berilyum tozlarının havaya karışması ve yakında bulunan insanlar tarafından solunması, yukarıda bahsedilen riskleri de ortaya çıkaracaktır. Keza toprak ya da su gibi diğer alıcı ortamlara karışması durumunda da diğer canlılar için aynı şekilde tehdit unsuru oluşturacaktır.”

 

TRT yönetimi, A.B. çevre normlarına göre de 1. derecede tehlikeli atık madde olarak kabul edilen elektron tüplerinin imha edilmesi sırasında “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine aykırı davrandı.

 

Çevre Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan raporda da, “TRT atık üreticisi olarak yönetmeliklerde de belirtildiği üzere elektron tüplerini hurdacılara ihale ederek değil bu atıkları almaya izni olan lisanslı tehlikeli atık geri kazanım ya da bertaraf tesislerine vermesi gerekmektedir. Ayrıca altın-bakır alaşımlarının elektronik endüstrisinde özellikle dalga yönlendiricileri, elektron tüpleri, valf, radar gereçleri, antenler ve vakum elemanları yapımında kullanılmasından dolayı bu değerli metalleri içeren elektronik tüplerin çevre mevzuatları hiçe sayılarak hurdacılara neden satıldığı da açık olarak görülmektedir.

 

Ülkemizde atık üretici konumunda bulunan çoğu sanayi kuruluşu yönetmelikle belirlenen yükümlülüklerini yerine getirip, gerekli bertaraf ya da geri kazanım maliyetlerini karşılarken bir devlet kuruluşu olan TRT’nin sırf para kazanmak uğruna çevre duyarlılığını hiçe sayması korkunçtur.

 

Sonuç olarak, TRT’nin ihale yolu ile satılan ve kendileri tarafından hurda olarak değerlendirilen elektron tüplerinin, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görüş verilen işleme tesislerine ya da bu atıkları alabilecek tehlikeli atık lisanslı geri kazanım ve/veya bertaraf tesislerine verilmesi gerekmektedir. Aksi halde yaptığı bu uygulama Çevre Kanunu’na göre cezai işlem gerektirmektedir”

denilmiştir.

 

Sonuç olarak, yandaş medya mensuplarına ve prodüksiyon şirketlerine milyonlarca lira karşılığında program yaptıran TRT yönetimi; 321 bin lira için çok sayıda insanın hayatını tehlikeye attı.

1. Derecede tehlikeli atık sınıfına giren elektron tüpleri, bertaraf etme yetkisi (lisansı) bulunmayan ve asıl işi mezar taşı yapmak olan bir şirkete sattığı gibi, içindeki değerli madenleri ayrıştırarak kar etmeyi hedefleyen şirketin bu süreçte ne gibi tedbirler alması gerektiği konusunda da sorumluluğunu yerine getirmedi.

Sendikamız, birinci derece tehlikeli atıkların mevzuata uygun bir şekilde imhasını sağlamayan, söz konusu atıkların asıl işi mezar yapmak olan şirkete satılmasına izin veren, ihale sürecinde teknik şartname hazırlamayan ve ilgili şirketi bilgilendirmeyerek atıkların imhasında görev alanların yaşamlarını tehlikeye atan TRT Yönetim Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Ayrıca, sorumlular hakkında Çevre Yasasının 20. maddesi çerçevesinde idari yaptırım kararı uygulanması için Çevre ve Orman Bakanlığı’na da müracaat etmiştir.

 

       29.03.2011

      HABER-SEN

MERKEZ YÖNETİM

          KURULU

Print Friendly, PDF & Email


İLİŞKİLİ YAZILAR

Eşitlik, Özgürlük ve Laiklik Mücadelesinin Daha Kararlı Şekilde Yürütülmesi Kaçınılmaz Hale Gelmiştir!

Darbeler kendi rejimini kurumsallaştırmak için ya tek seferde mevcut anayasayı değiştirerek kendi anayasalarını ilan ederler ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 + 7 =

Örnek Resim